Dünya Çevre Günü’nde Salda Festivali Eleştirisi

Dünya Çevre Günü’nde Salda Festivali Eleştirisi

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Yard. Doç. Dr Erol Kesici, ‘Dünya Çevre Günü’ dolayısı ile yaptığı yazılı açıklama ile Salda Gölü’nde yapılması planlanan festivali eleştirdi.

Bize, canlılara yaşama imkanı sunan çevrenin 1960’lı yıllarda giderek insanlar tarafından tahrip edilmesi nedenleriyle, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde ‘Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’ toplanır. Farkındalık oluşturulması, çevrenin korunması ve analizi için 5 Haziranı kutlama değil, dünyanın ne hale geldiğinin, neler yapılmasının değerlendirilmesi günü ilan etmiştir. Bir çok ülke ise bunu kutlama günü olarak değerlendirdiğinden, kuralları doğanın değil kendisinin koyması sonucu günümüzde de çok ama çok ciddi sorunlarla karşı karşıdır. Korumadan kullanarak para kazanma bakışı, hava-su-toprak kirliliğini, besin kıtlığını; hastalıkları, GDO lu –kimyasal- zehir içeren ürünlerin giderek artmasına ve bunun sonucu artan hastalıklar ve buna bağlı daha çok ekonomik ve yaşamsal kayıplara, sellere, kuraklığa, kıtlığa ve savaşlara neden olmaktadır. Her geçen saniye aranır hale gelmektedir… Nedeni mi? 5 Haziranların “kutlanması” !

Salda Gölü; hafif tuzlu karstik göl olup, 2 milyon yıllık bir geçmişe sahiptir. Fakat son yirmi yıl içerisinde “insanların etkileriyle” yaşadığı ciddi sorunları yaşamını azaltmaktadır. Neden mi?

Gölde oluşan hidromanyezit oluşumu (beyaz toprak-kayalar- Mars Toprağı) yüz binlerce yılın tamamen göl ekosisteminde bütünlük oluşturan korunan çok az sayıda su canlılarının göldeki su kalitesi ve mineral yapısıyla oluşturdukları biyolojik mineralizasyon olayıdır. Bu özelliği bulunduğu bölgenin kayaç yapısından, ikliminden gölü besleyen derelerde ve göldeki su akışından kaynaklanmaktadır.

Doğadan elbette ekonomik olarak yararlanacağız.. Ama bunun bir sınırı var… Tıpkı sabırla “altın yumurtlayan tavuğu” kesmeden koruyarak olmalı… Son yıllarda neler yaşadı Salda Gölü?

Tarım için gölet için kendini besleyen çok az sayıda çayların önüne gölet yapmak, tarımsal kirlilik, taş ocakları yol yapımı! Neden yapmayın burası yeri değil dediğimizde; dönemin Ziraat Odası Başkanın açıklaması, acı ve düşünülmesi gereken, bence ibretlik! Başkan; “Üretici için göl değil kazanç önemli… Göl kurursa kurusun gözüyle bakılmakta….” Bunun yanı sıra başkan, ben aidatlarımızı gelirimizi köylüden sağladığımız için köylünün arkasında durmak zorundayım” …!

Daha sonraları burayı Festival alanı olanı olarak kullanmak…! Yapın fakat yeri burası değil başka yerde yapınız…! “Olmaz.. Biz sizden daha çok çevreciyiz…”

29 Haziran-1 Temmuz arası gerçekleşmesi planlanan Salda Gölü kıyısında yapılacak festivalin yapılma gerekçesi ve ısrarı. Yeşilova Belediye Başkanı “Ben yıllarca kendimi doğaya adamış bir adamım. İlçemiz Yeşilova’da ‘Çiçekçi Başkan’ olarak anılıyorum. Sebebi her tarafa ağaç dikiyor olmam. Ben onlardan daha iyi bir doğacıyım. Bunları söyleyenlerin doğa ile alakası olmadığını biliyorum. Göl çevresinde ne kadar ağaç varsa biz dikmişizdir. Kendini çevreci olarak sunanların belki bir dikili ağacı yoktu. Her ne olursa olsun ilçemi kalkındırıp ileri götüreceğim. Bazıları buna engel olmaya çalışacaklardır ama Atatürk’ün bir sözü vardır: ‘Önüne hangi engeller çıkarsa çıksın eğer ülke menfaatine çalışıyorsan çalışmaya devam et’ demektedir. Ben de Yeşilova, Burdur ve ülke menfaatine çalıştığımı düşünüyorum. Ve bu menfaatte de her şeyi yapmaya hazırım. Bana ne olursa olsun ama mutlaka ilçemi kalkındıracağım, ileri götüreceğim. İleri bir ilçe olarak devam ettireceğim. …. Kasapta et, fırında ekmek kalmıyor böyle günler de….”

Çevre ben senden daha çevreciyim , daha çok ağaç diktim,ilçemi ülkemi kalkındıracağım yarışıyla değil; bilim ve akılla ölçülür… Geçen yıllarda göl kıyısında yapılan ve araçların göle içine sokulması , Salda Gölü’ne özgü canlılık içeren ve mutlak koşulla ezilmemesi gereken toprağı ezildi , canlılık oluşumu adeta “katledildi” Salda bu bakışla ileri ye taşınmaz.. Bindiğiniz dalı kesmektir.. Festivalin yapılmasına karşı çıkılmamakta… Burası korunan alandır, yeri gölün kıyı alanı değildir… Gölün koruma alanının dışıdır, böyle korunmaz… Bu aslanın çok sevdiği yavrusunu” boğmasına“ benzemektedir..

Parayı her şey gören zihniyet, “parayla hareket” edenler doğayı yok etmemelidir- edemezler. Bu tür açıklamalar doğanın bile bile yok olacağını bilerek, “suç” işlemektir… Yasalar ne için var? Bu bakışla, iyileştirilen doğal alan var mı?

Herkes doğanın çatısının, havasının, suyunun, akıntısının ve rüzgarının içindedir. Hayayı, toprağı ve suyu kötü kullanmaktayız, doğal korunan alanlar kimsenin “malı” değildir… Halkın yerelin isteği, para kazanma istekleri korumak amaçlı olmalıdır, bu bakış; doğayı ve geleceği yok edecek şekilde olmamalıdır ve bu tür isteklerde; politik popülist bakışla değil bilimsel görüşler alınır ve uygun yerde yapılır. “İnatlaşmayla değil”.. Bu bakış; turkuaz rengindeki suyu ve bembeyaz kumsallarıyla Maldivleri andıran Salda Gölü’nün henüz yeterince keşfedilemeden tüm sırlarıyla birlikte yok olmasına neden olacaktır !

Çözüm ise; 2012 yılında benimde içinde bulunduğum çok sayıdaki araştırmacının TC. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli P.G.M ce yaptırılan Salda Gölü Biyolojik Çeşitlilik Araştırmalarının sonuçlarının yer aldığı ve 2013 Mart ayında Türkçe ve yabancı dille basılan kitaplarda Salda Gölünün nasıl korunması, nasıl ekonomik olarak yararlanılması konusunda açıklamalar yer almaktadır. Bu çalışma Salda Gölü’nün biyolojik, sosyal ve yönetimsel çalışmalarını ve temel hedef olarak da; ekolojik-sosyo-ekonomik-kültürel ilişkilerle, yöresel ölçekte taraflar arasında uyumlu ilişkiler Salda Gölü gibi eşsiz doğal kaynağın Ulusal ve Uluslar arası kültürel korunmasını amaçlanmıştır. Salda Gölü’nün geleceğe taşınması bakımından ,alan ile yöre halkı ilişkisinin sürdürülme biçiminin ve Salda Gölü Yönetim Planın hazırlanması uyulmasının çok önemli olduğuna da değinilmektedir. Öyleyse? Olayı sadece çöp ve tuvalet olarak değerlendirilmemeli. Salda Gölü bir bütündür, bölünemez. Şurası daha az değerli burası daha önemli denilemez. Burası bütüncül bir yaşam alanı. Sorun sadece çöp, tuvalet değil. Çok nazik olan kıyı yaşamında telafi edilemeyecek zararların doğacak olması. Bunu anlamıyorlar bir türlü! Defalarca dile getirmek gerekiyor: Burada festival yapılmaz. Burası korunan alan. Festival Salda Gölü’nü tanıtmaz, yok eder!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı

Kontrol Et

Salda Gölü Özel Misafirlerini Ağırladı

Salda Gölü Özel Misafirlerini Ağırladı Isparta Süleymen Demirel Üniversitesi tarafından uygulanan “Gizemli Çocuklar Doğada-2”  projesi …

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.