Salda Gölü’ndeki Festivale Çevrecilerden Tepki

Salda Gölü’ndeki Festivale Çevrecilerden Tepki

Türkiye’nin göz bebeği doğa miraslarından biri olan Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik çadırlı müzik festivali organizasyonuna göl uzmanı akademisyenden sert tepki geldi: ‘Bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir.’

Salda Gölü kıyısında yapılmak istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen ‘Salda Gençlik Festivali’ne tepki gösteren Türkiye’nin önemli göl ve sulak alan uzmanlarından Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Böyle bir yerde böylesine büyük bir kalabalıkla müzik festivali yapılması hakikaten akıllara ziyan bir şey. Bence bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir” dedi.

Pamukkale travertenleri ne kadar değerliyse, Salda Gölü’nün bembeyaz kumsallarının da aynı ölçüde, hatta daha fazla değerli olduğunu dile getiren Kesici şöyle devam etti:

“Pamukkale’de insanların ayakkabılarıyla o beyaz travertenlerin üzerine girmelerine nasıl izin verilmiyorsa Salda için de bu böyle olmalı. Bırakın araçlarla girmeyi, ayakkabı ile bile girilmemesi gereken bir doğal mirastan bahsediyoruz. Salda Gölü’nün kıyısındaki o bembeyaz kumsallar, biyomineralizasyon diye adlandırdığımız bir olayın sonucu oluşuyor. Siz buraları çiğneyerek, ezerek karartacaksınız.”

Türkiye’nin Nazar Boncuğu İçin Tehlike Çanları Çalıyor

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, bembeyaz kumsalları, berrak suları ve turkuvaz rengiyle Türkiye’nin Maldivleri olarak anılıyor. Ancak bu güzelliği Salda Gölü’nün son yıllarda yoğun bir ziyaretçi akınına uğramasına neden oldu. İnsan baskısına bir de gölü besleyen derelerin üzerine DSİ eliyle gölet inşa edilmesi eklendi. 2014 yılından itibaren su seviyesinde düşüş gözlenen Salda Gölü’nün ünlü beyaz kumsalları da giderek rengini yitiriyor. Lüks ciplerle ve eğlence uğruna beyaz kumsalların tahrip edilmesine, göl kıyısında mangal keyfi yaşamak isteyenler de eklenince birkaç yıl öncesine kadar el değmemiş görüntüsüyle Anadolu’nun nazar boncuklarından biri olan Salda Gölü için tehlike çanları çalmaya başladı.

Salda Kıyısındaki 30 Bin Kişilik Festivalden Valiliğin Haberi Yok!

Şimdilerde ise Salda Gölü’nün tanıtılması bahanesiyle göl kıyısında düzenlenmek istenen ‘Salda Gençlik Festivali’ gündeme geldi. Sulak alan ve doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan Salda Gölü kıyısında 29 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan çadırlı ve kamplı müzik festivaline yaklaşık 30 bin kişinin katılması bekleniyor. Denizli merkezli THEF Organizasyon Şirketi’nin hazırladığı sunuma göre, festival alanı 10 bin çadırı ve 40 bin katılımcıyı alabilecek kapasiteye sahip. Organizasyona destek veren Yeşilova Belediye Başkanı Nuri Özbek, etkinliğin ilçenin tanıtımına katkı sağlayacağını savunurken konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Burdur Valiliği yetkilileri etkinlikten haberlerinin olmadığını ve şimdiye kadar bu konuda bir başvuru yapılmadığını dile getirdi.

Yard. Doç. Dr. Kesici: ‘Bu Tanıtım Değil, Gölü Tahrip Etmektir’

Türkiye’nin gölleri ve sulak alanları konusunda yaklaşık 35 yıldır bilimsel çalışmaları bulunan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Yard. Doç. Dr. Erol Kesici ise Salda Gölü kıyısında düzenlenmek istenen kitlesel katılımlı festivalin göl ekosistemine zarar vereceğini belirterek girişime tepki gösterdi. 2015 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın talebiyle Salda Gölü’nü tehdit eden unsurların ve alınacak önlemlerin ortaya konulması için hazırlanan raporda görev alan uzmanlardan biri olan Kesici, “Salda Gölü dünya için çok değerli bir alan. Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren bir yanı var. Türkiye’de bir başka örneği yok. Dünyada ise benzer bir yer sadece Kanada’da var. Yani böyle bir yerde böylesine büyük bir kalabalıkla müzik festivali yapılması hakikaten akıllara ziyan bir şey. Bence bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir” diye konuştu.

‘Pamukkale Neyse Salda Gölü De Odur’

Pamukkale travertenleri ne kadar değerliyse, Salda Gölü’nün bembeyaz kumsallarının da aynı ölçüde, hatta daha fazla değerli olduğunu dile getiren Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, şöyle konuştu:

“Pamukkale’de insanların ayakkabılarıyla o beyaz travertenlerin üzerine girmelerine nasıl izin verilmiyorsa Salda için de bu böyle olmalı. Bırakın araçlarla girmeyi, ayakkabı ile bile girilmemesi gereken bir doğal mirastan bahsediyoruz. Salda Gölü’nün kıyısındaki o bembeyaz kumsallar, biyomineralizasyon diye adlandırdığımız bir olayın sonucu oluşuyor. Siz buraları çiğneyerek, ezerek karartacaksınız. Burada yapılacak her büyük kamp etkinliği zarar verir. Burada çok önemli endemik bitkiler var. Mesela Salda sığırkuyruğu bunlardan biri. Peki bu insanlar neye zarar verdiklerini nereden bilecekler. Literatüre girmiş, dünyada sadece burada yetişebilen değerli bir türün tahrip edildiğini nasıl anlayacaklar?”

‘Verilecek Tahribatın Telafisi Yok’

Salda Gölü’nde yoğun bir kirlilik baskısı ve kontrolsüz kullanımın söz konusu olduğuna işaret eden Kesici, şunları dile getirdi:

“Göl kıyısında yapılması planlanan ve 25-30 bin kişinin katılacağı bir festivalle ilgili haberi okuyunca şok oldum. Salda Gölü böyle bir etkinlikle tanıtılmaz. Vereceğiniz tahribatın telafisi yok. Salda Gölü’ne girilmesine bile bana göre izin verilmemeli. İnsanlar şampuanla gölde yıkanıyor. Hasta mıdır, sağ mıdır bilinmiyor. Bu konuda bir denetim getirilmeli. Bu insanlar paranın peşindeler. Para her şey değil. Bu yapılacak etkinlik birazcık para bırakacak diye altın yumurtlayan tavuğu kesmeye benziyor. Burası bir dünya mirası. Salda’nın tanıtılmaya bile ihtiyacı yok. Salda’yı bütün özellikleriyle dünya biliyor. Siz neyi tanıtıyorsunuz? Böyle saçma bir tanıtım olmaz.”

‘Buna İzin Verenler Suça Ortak Oluyorlar’

Kesici şöyle devam etti: “Eğer amaç Salda’nın tanıtılması, korunması ise festivalinizi ilçe merkezinde, köyün içinde, yolun üst kısmında, gölün uzağında yapın. Kaç bin kişiyi toplayacaksanız toplayın. Dilediğiniz konseri de yapın. Ama gölün kıyısında yapılacak böyle bir etkinlik akıl dışıdır. Bu Salda’yı boğmaktır. Böyle bir tanıtım olmaz. Eğer buna kim izin veriyorsa, kim destek veriyorsa suça ortak oluyorlar. Halk para kazanacak diye böyle bir şey yapılmaz. Üç beş yıl daha kazanırsınız ama sonunda Salda’yı kaybederiz. Göl zaten çok kritik durumda. Bu festival de gölün ölüm fermanı olur.

‘Kumların Ezilmesine Bile İzin Verilmemeli’

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın talebi üzerine Salda Gölü biyolojik temelli bir rapor hazırladıklarını ve bakanlığın bu raporu yayımladığını belirten Kesici “Bu raporda, gölün sağlıklı biçimde yaşayabilmesi için nelerin yapılmaması gerektiğini ortaya koyduk. Belirli alanlar dışında göle girilmemesi gerektiğini belirtik. Çevresinde inşa edilen göletler, bilinçsiz otlatma ve tarımda kullanılan zehirler doğal yapıyı yok ediyor. Gölün çevresinde bir çok hassas dengeler var. Kuşuyla, bitkisiyle, sucul canlısıyla, planktonuyla Salda bir bütün” dedi. Salda’nın Türkiye’nin korunan alanları içerisinde birinci derecede önemli bir yer olduğunu vurgulayan Kesici, “Kumlarının bile ezilmesine izin verilmemeli. Gölü besleyen Salda deresinin taşıdığı mineraller kumlara rengini veriyor. Dere kıyısındaki ekosistem bile oldukça önemli, burada otlatma yapılmasının önüne geçilmeli. Zaten gölün içinde üç beş tane canlı türü yaşıyor. Bu kadar hassas bir doğal mirası göz göre göre yok edemeyiz. Burası sadece bizim değil, bütün dünyanın ortak mirası” dedi.

‘Göl Kıyısında İnsan Eliyle Yapılacak Müdahaleler Kısıtlanmalı’

Salda Gölü’nün su kalitesinin giderek değiştiğini, tuzluluk oranı ve kirliliğin ise arttığını söyleyen Kesici, göl kıyısında insan eliyle yapılacak müdahalelerin kısıtlanması gerektiğinin de altını çizerek, şunları söyledi: “Salda Gölü’nün ekolojisi değiştiği zaman artık kimse buradan para kazanamayacak duruma gelecek. Gölün çevresinden taşınmak zorunda kalacaklar. ‘Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli’ diye bir şarkı var. Bu şarkıdaki gibi bazı güzelliklere uzaktan bakmamız gerek. Ne yapacaksın içine girip de? Uzaktan Salda’nın manzarası çok güzeldir. Salda’yı sadece seyre gelsinler. Çamlıkların orada güzel seyir yerleri de var. Adı üstünde ‘kıyı kenar çizgisi’ diyoruz. Göl kıyısındaki dokuyu tahrip etmeye kimsenin hakkı yok.”

‘Etkinlik Göl Kıyısında Değil, Uzağında Yapılsın’

Gençlerin ilk bakışta güzel bir amaçla yola çıktığını ancak bunun alabildiğine büyük bir yanlışa kapı araladığını söyleyen Kesici “Üniversite öğrencileri, gençler kesinlikle böyle bir suça dahil olmamalı. Etkinliği yapsınlar ama gölün kıyısında değil, uzağında. Yaptıkları iş çok yanlış, güzel bir örnek teşkil etmeyecek. Üzüntü konusu olacaklardır. Salda kıyısındaki bu festivalden derhal vazgeçilmesini istiyoruz” diye konuştu.

‘Gelmeden Önce Bir Kez Daha Düşünün’

Kesici festivale geleceği duyurulan sanatçılara da seslenerek “Lütfen böyle değerli bir doğal alanda, bu kadar kalabalığın toplanacağı etkinliğe gelmeden önce bir kez daha düşünün. Madem ki sanatçı toplumun aynası diyoruz, ne kadar zarar verebileceklerini bir düşünsünler. Sanat, sanat için olmalı, para için değil. Eğer Salda için farkındalık yaratmak isteniyorsa, sanatçılar göl kıyısına gidip mesajlarını versinler ama bunca kalabalığın doğayı tahrip etmesine aracılık yapmasınlar. Belediyeler ve ilgili bütün kurumların bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Yöre halkının en üst düzey temsilcisi olan belediyenin bu girişime en başta karşı çıkması gerekirdi. Halen yol yakınken bu yanlıştan dönülmeli. Burada sorumlu bütün kurumlarla birlikte, gençler, sanatçılar ve halk çok büyük bir suçun tanığı olacaklar. Bana göre bu yapılmak istenen etkinliğin tek anlamı katliamdır” dedi.

HaberSol

Kontrol Et

Salda Gölü Özel Misafirlerini Ağırladı

Salda Gölü Özel Misafirlerini Ağırladı Isparta Süleymen Demirel Üniversitesi tarafından uygulanan “Gizemli Çocuklar Doğada-2”  projesi …

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.